Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ZAMANDAKİ ESEF YAĞMURU

Ve cılız çiçekler koklar et ve kemik ve ruh yığınını. Eşikler göçük, çekmeceler karışık; bütün dilekler artık, gece uyanık... Sürüler, sürüler; at sürüleri kemiriyor dizlerimi... Ahengi bir şarkının ateşin yalazında sızıldıyor. Üfürerek bir rüzgâr son hamlesini dağlara bağışlıyor al çehresini... Kestane saçlarımı okşuyorum, ruhum yağız atlara binsin diye. Külfeti yalnızlığın acımtrak. Ve dehşeti muhabbetin, süs biberi — birikiyor, birikiyor... Gıpgri bir hengâme. Gel ey cellât, vur o elleri... Beden yük taşıyor, gönül daha fazlası. Bir atın kirpikleri yelesini yaralıyor. Bir meyve ağacın dalını incitiyor. Işıklar geceyi, gece güneşi; bir sokak kuytuyu, bir kuytu vehimde olanı. Bir geçmiş, anı. Bir red, dileği. Bir gözyaşı, tebessümü. Bir sevinç, hicranı. Bir suç, sevabı incitiyor... Mevsimler beni, ben seni incitiyorum. dildâde   Muş, 17 Eylül 2024   00.00