Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ŞEYDÂ (ŞİİR)

Hüsnündeki fitne basiretimi açtı, Şimdi diyebilirler mi: “O bir yoksul, o kimsesiz.” Kâmetini gören iki göz işkencededir, Bâtınını gören ise karamsarlığı unutur. Şaşkınım ben, bedbaht bir beşerim; Nerede ey azizler, beşâreti sevgilimin? Yıktığın o dağları kaldırmaya muktedir değilim, Bir busenle ölür, sonra dirilirim. Ben elmas değilim, maden sensin; İçimde biraz arzu varsa o da sendendir. Ben hüsn değilim, güzellik sensin; Çorak topraklar gibi yarık dudaklarım. Ben toprağım, hazine sensin; Bir çöl kadar susuzdur aşkım. Bir lütuf, bir armağansın; Ne zaman hilâle baksam gümüşsü tenin beliriverir. Aydınlık çehrene bürünen yıldızlar var, Kirpiğinin karası içimdeki gece. Ve gözlerin anlaşılması zor bir bilmece; Haykırdım, sonsuzluk işitsin sesimi. Gözlerin elâydı, belki amber çiçeği; Ben seninle sarmaş dolaş gezsem kevn ü mekânı. Unutsam şebâbımın en hazin gecesini, Lâl dudağından içsem aşkın şerbetini. Diline değen balı kıskanırım, ...

Rüya-yı Yusufiye ( Şiir)

Ânın çün yazdeh ahter, âfitâb u mâh; alâmeti şân, Biraderân gamz edip mâahu tebaul ediyordu. Sadırlarındaki fenâlık ile Çâh, Yusuf’a gebe kalıyordu. Velâdet, kervana kısmet; Defîneye mâlik vâli, riş’ini zaptedip Çeşmini ândan ayırmıyordu. Ki ummadığı desîselerin Sadâ-yı kademini duymuyor, Âdeta Zeliha’nın âğuşuna Gevher saçıyordu. Yusuf’un cemâli, Zeliha’nın haysiyet nîkâbını yırttığı demde, Mahbesler onun dârı, kasrı oluyordu. Ânın sevgisiyle Zeliha'ın dâmeni Mısır’ı süpürüyor; Elemiyle ehramlardan âli, Nâlânı ile emvâc-ı Nîl’e ahenk katıyordu. Hicran oduyla Yakup, çeşminden Yâkût-u müzâb akıtıyordu. Yusuf, iki gönüle Sehm-i od fırlatıyor, Hâkezâ isabet ediyordu. Rûyası, Mısır semâsında kandil; Kenân yollarında hayme oluyordu. Gerdanlık edasıyla Asılıyordu gerdanına mahbesin. Sümbüle-i seb’a, Eşrât-ı kaht-ı Mısır; Te’vîli ile Nübüvvetine işaret ediyordu. Kal’ ediliyordu Gerdanından mahbesin; Sürgüler açılıyordu. Mahbesin kandilleri N...