Allahümme Ya Rab. Ey sekinetin sahibi yüce Allahım, gönlüme sükûnet ver. Canım yanıyor. İçim harap evler gibi. Beynimdeki ağrılar taştı ve artık yolunu şaştı. Söyle Rabbim, ben nereye gideyim? Kime gideyim? Bu diyardan firar mı edeyim? Nereye kaçmam gerekiyor? Kimin elini tutmam gerekiyor? Izdırap içreyim; sanki bir kuyunun dibinde yılan zehri içmekteyim. Allahım, dayanıp kahrına, boyun büküp sana teslim olmak için bana eşsiz bir sabır ihsan et. Çünkü benzeri görülmemiş çileler içreyim. Allahım, bana ülkenden teselli gönder. Biçareyim! Hüznün, kederin elinde bir başınayım. Ben seninle pürşâdım. Gönder bana Allahım didelerini, ellerini, ayaklarını. Perperişanım; göğsümde kabaran cerihalar var. Bu yaralar hibedir Allah’tan. Âlem Rabbimin ayakları altındadır. Işıksız huzur bulamıyorum. Ne olur şuânı gönder. Gösterip ufkunu beni şaşkına çevirdin. Bir ziyaydın; oysaki şimdi neredesin? Gözlerime kabuslar çöktü. Kaydı bütün dağlarım, yollarım şaş...
Siz bizi bir görseydiniz rahmet tepelerinde, aşk kadehlerini elsiz parmaksız nasıl sunduğumuzu.. M.İbni Arabi