Bir işaretle ortadan ikiye ayrılan ey dolunay !
Sevincini anlıyorum ,hasretinide
Yüzbinlerce yıldızın ortasındayken
yerküredeki bir yıldıza vuruldun
Belki de çoktan o güzelin ayrılıktan inleyen kütüğüyle muhabbetleşiyorsunuz
Gökten yere , yerden göğe doğru
Ağzınızı bıçak açmıyor, gönlünüzde bıçak yarası
Muhammedi muhabbetiniz dilden değil gönülden dem vuruyor
Dolunayın hasreti yıldızların diline düştü
Kütüğün hasreti ise peşini bırakmayan bir nâlâna dönüştü
Bende, biz Âdemiler için olan bir kaç geçici nefese aldanmaktan,
nefse çekici gelen yıkıcı arzulara gönlümü vermekten, Allaha sığınıyorum
Kader defterinin her sayfasında hasretten bir söz bir çizgi vardır
Hasret Âdemilerin diyarına uğrayan, köyüne uğrayan , hânesine uğrayan tebdili kıyafetli bir yolcudur
Hasretin varlığıyla vuslata susar Âdemi
Hasret kıtalara ulaşsada , denizlere dalsada
Kapıları çalsada, bu menzilde vuslat adında bir yoldaş bulamaz
Vuslat, bu tekneden inince
mekan ve zaman libasından soyulan yerdedir
Hasret bize yalnızca o tekneden ininceye kadar eşlik eder
Hasret bu menzilde vuslatın varlığıyla kaimdi
Vuslat gelince hasretin adıda gider izide.
Allahım Hasretini çektiğimiz şeyler var
Ayıklayıp arasından fıtratımızın yegâne ihtiyacını bize sun .
- Rukiye Suna

Yorumlar
Yorum Gönder