Ana içeriğe atla

FUÂDIM YOLLARDA



 Yalnizca senin için bir kaç tane kalbe ihtiyacım var
 Bana seni nasil sevmeliyim onun ilmini öğretmelisin
Yanliş seversem günaha girermiyim?
 Dar ağacına mi giydirilirim ? Yoksa gönlüne kast sayılırda
Kısasmı uygulanır?
Belkide genel bir afla kurtulurum ama
Cürmüm sinemi alaşağı eder

Bana seni nasıl sevmem gerektiğini öğretene dek
Cahilce cürümler işleyip sendeleyeceğim

Bana öğretmelisin
Kalbinin kainat, kainatın kalbi sen olduğunu
Bu cürümlerle kainatın kalbini incitmenin
hüsran olacağını

Benim gayem kalbinle bir süre oyalanmak olsaydı
Cürümlerimin hamalı olurdum
Gayem kalbinle rihlet etmek
Hızıra hemrah olmak gibi
Sorgusuz sualsiz
Yarıyolda ayrılmadan Musa ( as ) gibi

Muhabbet ilimlerin kuşatıcısıdır
Bana sevmenin ilmini öğret
Bu rihlette yolcuysam eğer
Bana azık olarak sevgi yeter
Bu rihlette amaç yolu bitirmek değil
Yolu uzatmaktır
Adımları saymak değil
Kilometreleri katlamakta değildir
Bu rihlet deve sırtında büküle büküle yol almak, Bir atla sür'atlice koşmak yada herhangi bir vasıtayla yolun eziyetine katlanmak değildir

Bu rihlette gaye yolun başında mıyım sonunda mıyım  demeden  girdaba dalmaktır ...

R.suna

Yorumlar

  1. Muhabbet ilimlerin kuşatıcısıdır... Çok güzell

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

GÜLGİLLERDEN (ŞİİR)

İndi yağmurlar kemiklerine, hüznümün. Çehresi soluk, kansere yakalanmış çiçeklerim. Ümidin ortadan ikiye yarılışı, yer ve gök gibi. Bileklerimden tut ve ellerimi okşa, sevgili. Yeter, ahzanın defterleri tarumar edişi. Kaybettiğin sevgi dolu yürekleri kabristanda. İnanmam artık, şuh atların dolu dizgin koştuğuna. Fırtınalar yön değiştirdi; yetiş, sevgili. Gidişin, sana elemli bir nedamet yaşattıysa, Duy sesimi; inleyiş içindedir çiçeklerim. Fezaya anlatsam zulümlerini Göğsümde bir bölge çürümek üzeredir; yetiş. Pek sürmez, dedi saadeti aşk ikliminin. Biliyorum, hayat sade ve tekdüze değil. Soğuk ve ıssız bir gecede Isınmak için sana geldim; inan, yalan değil. Böldü uykularımı, bulutların huzursuzluğu. Dün, bugünden o kadar uzak ki; ne dehşet! Çünkü hayalinin dumanıyla sersem gibiyim. Hayalinle yaşamak ne mümkün; suretini bahşet. İlkbahardı; buselik yanaklarınla gülüyordun. Aşka öyle benziyordun ki, bütün duygular eriyordu. Beni aşıklıkta yenebilecek hangi güç var? Söyle: ker...

Yüreğimi sana hasrettim(Şiir)

"Bu şiiri, efsane prens dizisi oyuncusu Jumoong’u arayan kadının ‘Yesoya’ anısına yazdım; eşini ararken duyduğu esef duygularını yansıtmaya çalıştım.” Dalgın dalgın dolaştım şehirlerde; yoksun diye parelendi dağlar feryat figan. Bir muamma içreyim denizlerde; aksın diye narelendi yüreğim, neredesin? Kupkuru soğukta adını ilân ettim; kerem edip yolunu gösteren olmadı. Sırrı ayan eder diye bir arslanı takip ettim; yükseklerde mi uçar haberin, neredesin? Gül kokusu sürünüyordu genç kadınlar, kapıda işten dönen kocalarını bekleyerek. Bırakın yitiği olan kadınlar ağlasınlar; hançerlere mi değdi kanın, neredesin? Felaketler vahim hâlime aşkı getirdi; saba rüzgârı hani hafifti, hüznü getirdi. Her sabah böyle mi başlayacak sancılar? Set mi çektin gözlerime, neredesin? Duydum ki neşeni başka yâre vermişsin; aşk meydanında bensiz yenilmişsin. Görkemli bir düğün hazırlatmışsın; doğuda ölüm var, güneş doğmuyor… neredesin? dildâde  Muş, 26/09/2025

Aşkına sitem göğsüme düğüm(şiir)

Sazende her vuruşunda sazın tellerine, Göğsümde hayaller titreşir. Neyzen her üfürüşünde neye, İçimden ben düşerim; Olmadık kelimelere, gereksiz boş hecelere. Beni hiç anlama... Yay kasnak değil, nakış işlenen. Gerdikçe hedefe kilitlenir. Ok arşe değil; ne sestir ne aheng. Fırlatırsan kanatır, incitir. Beyhude incinir duygularım. Beni hiç anlama... Bir çeşit feryat ki göklerde saklanır; Ne ormanda ara ne mağarada. Yerden yükselen âhlar göklerde birikir. Sanma ki bir topuz darbesi kadar hafiftir; Şekilsiz, sûretsiz olduğunu sanma! Şayet meyledeceksen bu saatten sonra Beni hiç anlama... Farklı ırklardan ordular gelse beni ezemez. Bir kere göz ucuyla bakmıştın ya hani, İşte o zaman ölmüştüm! Ölmüştüm; aşkının zehrini emmiştim. Paramparça olan kalbim bir bütün hâlinde doğmuştu oysa. Beni hiç anlama... Beni şarapla baş başa bırak! Hüznün kanlı atını saldın üzerime. Ah vah edip de hâlime ağlama! Çünkü mızrak yarası derindir. Bunu ifşa et âleme; sakın sır olarak saklama! Delik deş...