Ana içeriğe atla

AŞK MUHABBET SÖZLERİ

2018/ 2019

Aşkın rengini sordu 
“Bilmiyorum” dedim 
Bilseydim herşeyi o renge boyardım.
26.12.2018

Kalp çok lisanlıdır anlamadığı dil yoktur
06.01.2019

Kalp inatçıdır,söz dinlemez
31.11.2023

Rüzgarın sesini dinleyen bir insan
Başka seslere kulak tıkar
06.01 20109

Yarılan bağrına tohum ekmek için toprağı sürerler 
Sende açmasaydın harir sineni 
Seni sevebilmem mümkün müydü ?

Ateşin yaktığı insan olana dek yaşa!
30.01.2018

Gönüle hüzün ekersin aşk filizlenir.
29.01.2019

Hoşgeldin ..
Alerresi ve’l ayn 
Ey ömrümü tarfesinde temaşa eylediğim 
20.01.2019

Kalbimin iniltisi uyutmuyor beni !
19.01.2019

Seni anlamadılar bâdiye güzeli 
Çöl deyip geçtiler.
16.01.2019

Bende ki iklime meydan okuyan 
 âsıf gözlerine geliyorum.
Sabâ yeli gibi tenimi okşayan 
Avuçlarına geliyorum.
12.01.2019.

Aşkın yurdu kalptir
Kalp dârı aşktır
03.03.2019

Aşk arındırır
Aşk barındırır
03.03.2019

Bizim şeklimiz çiçek olsa
Ne çıkar kokmadıktan sonra 
03.03.2019

Bilinçli yaptığım bir şey değil 
Seni seviyorum o kadar .

Görgü kuralları içinde seviyorum seni 
Dokunmadan, incitmeden , kıyamadan.

Sana tebessüm ettireni 
Umutlarında taşı

Beni göklere gözlerin taşır.

Tek dileğim,âşığın gönül memleketinde gezinmek.

Kaç bahar dolaştın bilmiyorum .
Bütün çiçekleri toplamışsın.

Sen beni çölün ortasında serapsız kodun ..
Sen beni vuslat kervanında geride kodun..
Sen beni divane gönlümden bi haber kodun..
Sen beni dert otağında hemdemsiz kodun..
Sen beni gurbet elde tenha kodun..

Senden sana bir köprü kuruyorum.
Ayağım kaysa ateşlere düşeceğim 
Kaymasa sendeleyeceğim sıratta gibi

Söyle hangi mevsimsin?

Sanki o kadife sesinle beni kafese tıkacaksın.
Şu kulaklar varya,duyduklarını alır kalbinde tutsak eder.
(Cahidem)

Katl olmuş hüsn-i suretinle nice asilzâdegân
Malum oldu şimdi yeryüzü neden kabristan .

Gönül köşeye sıkışınca eman dileyemez.

Bir kalp dolusu nisyanla sevelim öyleyse..

Gönül yanıyor
Öyle ki su serpsen sönmüyor,
Toprak atsan beyhûde.

Gönül aşk ile bilenir 

Kimi kıtaları aşmıştı,
Kimi çölleri talan etmişti ,
Kimi dağları delmişti ,
Kimi gözlerini kör etmiş sevgili uğrunda 
Neticede fani olan yar, ankâ kuşu olup 
Sırtında yükseltti onları bâki’ye.

Bu ne elem verici bir yığın 
Kalpler,ince , buruk, liğme

Ah! keşke gözlerin efsane olsaydı.

Bir çeşit mucize idi kokun.
Herşeyine inandım,
Herşeyimle inandım.

Susuyorum kalbimdeki bunca kıyamete rağmen 
Susuyorum çünkü dirildiğim tek andır kıyamet

Günahkar ağızlarımıza alınamayacak kadar mukaddes olan aşkı,
Toğrağın ve haşeratın yiyeceği şu fani beden torbasıyla aynı mesafede tutmak, 
Büyük yalnızlık ve şaşkınlıktır.

Aşkın kutsallığını hevesâta indirgemek büyük yanılgı ve bedbahtlıktır.

كلكم شقيظ هي زهرة
Hepiniz saksı o çiçek

Bir güzellik var sende dildar’ım
Elinde,dilinde, gönlünde

Hangi yağmuru içtin?
 Yüreğin çiseliyor.

Ölmüştüm çünkü
Tebessümüne kurban arayan biri vardı.

Farzet ki ben bu diyarlardan gitmişim
 O diyarlardan sesleniyorum sana gel.

Bu hileli bakışlara alışkın değilim.
 Hangi göz ağlayınca yeşil,
Gülünce ela oluyor?

Bana “Şiir oku” dedi.
 Şiir üzerine şiir gelmez.
Güneş üzerine bir başka
güneşin doğmadığı gibi.

El firak! Yaprak düşer 
Toprak anlamaz
 Yağmur anlamaz

Özleminin gönlüme yaptığını
 Bir savaş beldelere yapmadı.

Bana de ki;
Bütün suç ağaçların,çimenlerin sarmaşıkların ve yosunların ve koklanası çiçeklerin de ki bütün suç onların.

İnanırım boğulmamak için deniz yeşili gözlerinde,inananım dağlara..
 O gözlerinin kahverengisinde , enginliğinin  altında kalmamak için.

Sen gidersin ben ise su olurum.
Ne tadım olur ne tuzum
Ne görünürüm ne görünmem.

Gözlerin tellaldı.
Gamzelerini duyurdu.
O gamzeler suçluymuş.
Bunu gözlerin uydurdu.

Güneş dünyayı geziyor, senin papuçlarını giyinip..

O sen değilmiydin ?
Kalbimde büyük bir fitne çıkarıp 
usulca ortadan kaybolan.

Gözlerinden nehirler akıyormuş.
İçmeye geldim..

Ne kadarda saf görünüyordun .
Nasıl oldu da kalbimi yendin?

Gönlü  meyhane olanın
 müşterisi sarhoş olur.

Bitmeyecek bir sancıyı 
gözlerinin kahvesi 
kalbimin en ağmaz yerine ekti.

Kirpiklerine Mevlam bir yol yapmış,
çekmiş  uzatmış

Hayır!. Kimselerin nazarı değmesin yüzünün ışığına
Bakarsa şayet fezanın sonsuzluğunda kaybolsun.


2020..


Kalbim hilal kaşlarının çizgisinde seyrediyor. 

En sevdiğiniz şiirden bir dörtlük yazar mısınız?
Ben o şiirin önce kaşlarından bahsedeyim gözlerinden mesela ya da ellerini tutup getirsem olmaz mı?

Ahh!..o güneşe ziya olan gözlerin beni can evimden vurdu.

Ew çîrok çi bu ? Bi çavén te dest pé dikin.
Neydi o hikaye ? Gözlerin diye başlayan .

Yan yana gelemeyen iki kelimenin  de hasreti vardır.
Bir cümle olamayaşın.

Söyle Azizim!
 Güneşe sevgi besleyen bir yıldızın derdi küçümsenir mi hiç ? 
Mecnun bile Leyla'ya bu denli uzak düşmemişti.

Neredeyse ölecektim.
Yüreğini kımıldat dediğinde.

İçimin ne kadar yandığını bilseydin
Derya olurdun 
ama buda yetmezdi.

Bizler geride kalanlarız 
Kalplerinin ta gerisinde.

Kirpikleri ağardı giryânının.

Zincirleme çiçek tamlaması.

Gönül alıp gönül verin en güzel alışveriş budur.

Sen istiskâ deminde kef’e damlayan gonce-i absın
*Sen yağmur duası anında açılan avuçlara 
damlayan su kabarcığısın.*

Sen sahranın nazarında ebr-i baransın 
*Sen çölün nazarında yağmur bulutusun*

Ben de isterim gözlerinde küçülmeyi.

2021

Bahçıvan her zaman yağmuru bekler. Çünkü o çiçek bakıcısıdır ve bilir ki toprak varsa yağmur gelecektir çiçek varsa arı gelecektir.

Yalnızdır aşık çehrisi gülse de onun çilesi Aşk kisvesi giymiştir.

Bu mevsimde kardelen olsam neye yarar!. 
Yapraklarım üşüyorken.

Ben güneşi bekleyen gölgeyim.

Aşk dermansa, aşksızlık bir hastalıktır.

Gizli gizli seni seyrediyormuşum.

İçirir çiçeklerin ruhuna hikayesini 
“ aşk ve hüsn’ün” bunu diriltmek için mi yapar kabzetmek için mi bilmezsin.

Vahalara tutunsaydı  Mecnun hiç Mecnun olur muydu?
Gitti de Leyla'nın ayak izine tutundu.

NALE-İ MAHBES-İ YUZARSİF 
Bende emvâcı nilim
Züleyhâyım yoktur dilim

2022..
Bülbüller susarsa harap olur gül bahçesi Zira maşuk'un neş’esi Aşığın âhu enîninden gelir.

Sözcükler zamana geda 
Giyinmiş olsa da Aziz kisvesi 
Selameti abd olmaktır gönül sarayında.

Aşık bakışını mâşuktan başka yöne çevirdiğinde
 Kainat oraya kayar. Aşık boşlukta kalır. Aşık mâbedini mâşuk’un bakışının sathına inşa etmiştir. 
İnzivada oradadır , ilticada.

Ben ağlamaktan yana muzdarip değilim.
Muzdarip ve mecruh olduğum için ağlıyorum. 
Ağlamak çâresidir
Dest-i gıyabinin cürhüme zerk ettiği

Sen bakışının sathındaki mabedimi yıktın ya!
Ben toz duman içinde şimdi göğsümde bir kalp yerine taş taşıyorum ...

Her gece ayla muhabbet ederdim.
Bir gece kirpiğinin kuytusunda sürmenle muhabbet ettim. 
Uyudum , uyandığımda güneş gözlerin, kömür rengi sürmeni aleve vermişti.
Yanıyorduk..
Gözlerinin seherinde yanmak,
Hicranın sayhâsında sağır olmaktan daha âsândır.

Madem sana ulaşamıyorum  öyleyse gözpınarlarımın yakınında durma...!

♡♡♡♡
2023
Lâl olan harfleri cümlelerle konuşturmanız ve satırlarda bayılıp sadırlarda ayılmanız .. Ne hoş. 
Kelimeleri ufukta çoğaltıp, zeminlerde yaldızlamanız ve genç bir yıldız gibi yere indirip isfahan halıları üzerinde oturtmanız . Ne hoş..

Kelebek dudağının etrafındaki hale 
kirpiklerinin ucuna tutunan nücum
fezaya kanatlanmış iki cenahın 
Nil'in berrak suyuna akseden ellerin 
Ferhan inciler doğuran dilin 
Yoksulluk çeken bir buse için, 
mutlak zenginliktir 


Fasl-ı nevbahar..

Şuh çiçekler dil-teşne sayfalarda karar kılsa ya..

Kalbim beni tavaf ediyor 
Neden ben  yorgunum?

Yemin ederim Leylanın kakülünde bir damla kan yoktu..Ta ki..

Yemin ederim Mecnunun çölünde bir katre hüzün yoktu.. Ta ki..

2024
Göğsüme bastıramadığımdandır.

Gelmedin ey yıkandığım,
Hicranının iniltisinde.
Gelmedin ...
Gelseydin rüsva olurdu 
Tüm me'yus günler.

Ne lüzumu var bahtıma tatlı demenin 
Ne söylediysen boştur
Beni aziz kılan yalnızca gelişindir

Haklısın, beni hançer benzeri şeyle öldürmüyorsun.

Gözlerim ağarıyor bazı durumlarda,
Gün gibi aşikar,
Besbelli,
Aslında herşey ortada...

Beliklerim kınalanır ayasıyla 
Günberi,
Güneş esmerleştirir savaşçıları..

24 nisan 2024
Gece yarısı

Elimden ne gelir, gözlerin sükut etmiyorsa ..

Bölünsün yetmişbin zerreye ki o ruh,
aşkı bulamıyor.

Ben nisyan bulutlarından unutmabeni çiçeklerinin yapraklarına ve köklerine dökülen yağmur katresiyim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

GÜLGİLLERDEN (ŞİİR)

İndi yağmurlar kemiklerine, hüznümün. Çehresi soluk, kansere yakalanmış çiçeklerim. Ümidin ortadan ikiye yarılışı, yer ve gök gibi. Bileklerimden tut ve ellerimi okşa, sevgili. Yeter, ahzanın defterleri tarumar edişi. Kaybettiğin sevgi dolu yürekleri kabristanda. İnanmam artık, şuh atların dolu dizgin koştuğuna. Fırtınalar yön değiştirdi; yetiş, sevgili. Gidişin, sana elemli bir nedamet yaşattıysa, Duy sesimi; inleyiş içindedir çiçeklerim. Fezaya anlatsam zulümlerini Göğsümde bir bölge çürümek üzeredir; yetiş. Pek sürmez, dedi saadeti aşk ikliminin. Biliyorum, hayat sade ve tekdüze değil. Soğuk ve ıssız bir gecede Isınmak için sana geldim; inan, yalan değil. Böldü uykularımı, bulutların huzursuzluğu. Dün, bugünden o kadar uzak ki; ne dehşet! Çünkü hayalinin dumanıyla sersem gibiyim. Hayalinle yaşamak ne mümkün; suretini bahşet. İlkbahardı; buselik yanaklarınla gülüyordun. Aşka öyle benziyordun ki, bütün duygular eriyordu. Beni aşıklıkta yenebilecek hangi güç var? Söyle: ker...

Yüreğimi sana hasrettim(Şiir)

"Bu şiiri, efsane prens dizisi oyuncusu Jumoong’u arayan kadının ‘Yesoya’ anısına yazdım; eşini ararken duyduğu esef duygularını yansıtmaya çalıştım.” Dalgın dalgın dolaştım şehirlerde; yoksun diye parelendi dağlar feryat figan. Bir muamma içreyim denizlerde; aksın diye narelendi yüreğim, neredesin? Kupkuru soğukta adını ilân ettim; kerem edip yolunu gösteren olmadı. Sırrı ayan eder diye bir arslanı takip ettim; yükseklerde mi uçar haberin, neredesin? Gül kokusu sürünüyordu genç kadınlar, kapıda işten dönen kocalarını bekleyerek. Bırakın yitiği olan kadınlar ağlasınlar; hançerlere mi değdi kanın, neredesin? Felaketler vahim hâlime aşkı getirdi; saba rüzgârı hani hafifti, hüznü getirdi. Her sabah böyle mi başlayacak sancılar? Set mi çektin gözlerime, neredesin? Duydum ki neşeni başka yâre vermişsin; aşk meydanında bensiz yenilmişsin. Görkemli bir düğün hazırlatmışsın; doğuda ölüm var, güneş doğmuyor… neredesin? dildâde  Muş, 26/09/2025

Aşkına sitem göğsüme düğüm(şiir)

Sazende her vuruşunda sazın tellerine, Göğsümde hayaller titreşir. Neyzen her üfürüşünde neye, İçimden ben düşerim; Olmadık kelimelere, gereksiz boş hecelere. Beni hiç anlama... Yay kasnak değil, nakış işlenen. Gerdikçe hedefe kilitlenir. Ok arşe değil; ne sestir ne aheng. Fırlatırsan kanatır, incitir. Beyhude incinir duygularım. Beni hiç anlama... Bir çeşit feryat ki göklerde saklanır; Ne ormanda ara ne mağarada. Yerden yükselen âhlar göklerde birikir. Sanma ki bir topuz darbesi kadar hafiftir; Şekilsiz, sûretsiz olduğunu sanma! Şayet meyledeceksen bu saatten sonra Beni hiç anlama... Farklı ırklardan ordular gelse beni ezemez. Bir kere göz ucuyla bakmıştın ya hani, İşte o zaman ölmüştüm! Ölmüştüm; aşkının zehrini emmiştim. Paramparça olan kalbim bir bütün hâlinde doğmuştu oysa. Beni hiç anlama... Beni şarapla baş başa bırak! Hüznün kanlı atını saldın üzerime. Ah vah edip de hâlime ağlama! Çünkü mızrak yarası derindir. Bunu ifşa et âleme; sakın sır olarak saklama! Delik deş...