Ana içeriğe atla

DİNİ SÖZLER

Beni kudüsüm ! 
Boyadım fuadımı kırmızı, siyah,beyaz ve yeşile .
Alnımda tevhid mürekkebiyle .

Güller edasıyla Rasulullahı hatırlatıyorken,
Nasıl olurda gayri gülleri koklarım.

Seyircisi Allah cc. Olan bir sahnedeyiz.

Tahta şekliyle şadırvanların dostu tak tuk
Abdest alanlara eder yataklık
Kaldırır yerden birkaç parmak boyu
 Unutmadim unutamadım ki o maziden kalan yolu
Namaza gidersin topuklarında tahta takunya
Yalnız olmadığını anlarsın ayağında iki yaşlı şahit
Anlarsın abdest damlalarını, anlarsın bu yolu..

Bir asrın yorgunluğu çöktü üzerime 
Sanki bütün cürümleri ben işlemişim.

Banada yer vardır
Sıkışmak için iki tesbih tanesi arasına.

Her kuyunun Yusuf'u olmaz.

Kişinin İslam'ın güzelliği boş şeylerden yüz çevirmesidir.
 İki sandık düşleyin birinin içinde boş ve lüzumsuz şeyler var diğerinin içinde türlü türlü mücevher altın ve yakut hangisi kıymetlidir?
 Kalbimiz bir sandıktır onun kıymetini biz belirleriz.

Çam yeşili gözlerin bütün hüzünleri Sınıra gömmeliydi.
Tetikte bekliyor Cevahir'in gözleri..

İnsanlar uçmayı bilseydi gökyüzünde savaş olurdu.
 Uçmayı kuşlara münhasır kılan Allah'a hamdolsun.

Aseman,bir ömrün bir tarfede bittiği yerdir.

2020..

Ey dünya bizi uyutmak için bir masal daha uydur.
Sesin kulağa tatlı geliyor.

Meryem annesinin çiçeğiydi.
Annesi onu mabede dikti.

2021

Allah'ım kelamım o kadar çok ki
Sükutumun mabedi yıkıldı.

El Hak de defaatle bir kere yaşarmazsa gözlerin nasıl büyütürsün aşkı ebedi kalbinde?

Vuslatın hududunu çizen ve aşkı devamlı kılan yar için sende secde eden bir ışık olmalısın.

Bazı sevgiler pahabiçilmez ama viranedir.

Ben özgürlük istemiyorum.
İnşirah da istemiyorum.
Kalbinin refah günleri geride kaldı.
Ben bağlanmaya geldim.

Mescit eğilip zamanın kulağına der ki 
Bu şanlı davanın erleri nerede?
♡♡♡♡



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

GÜLGİLLERDEN (ŞİİR)

İndi yağmurlar kemiklerine, hüznümün. Çehresi soluk, kansere yakalanmış çiçeklerim. Ümidin ortadan ikiye yarılışı, yer ve gök gibi. Bileklerimden tut ve ellerimi okşa, sevgili. Yeter, ahzanın defterleri tarumar edişi. Kaybettiğin sevgi dolu yürekleri kabristanda. İnanmam artık, şuh atların dolu dizgin koştuğuna. Fırtınalar yön değiştirdi; yetiş, sevgili. Gidişin, sana elemli bir nedamet yaşattıysa, Duy sesimi; inleyiş içindedir çiçeklerim. Fezaya anlatsam zulümlerini Göğsümde bir bölge çürümek üzeredir; yetiş. Pek sürmez, dedi saadeti aşk ikliminin. Biliyorum, hayat sade ve tekdüze değil. Soğuk ve ıssız bir gecede Isınmak için sana geldim; inan, yalan değil. Böldü uykularımı, bulutların huzursuzluğu. Dün, bugünden o kadar uzak ki; ne dehşet! Çünkü hayalinin dumanıyla sersem gibiyim. Hayalinle yaşamak ne mümkün; suretini bahşet. İlkbahardı; buselik yanaklarınla gülüyordun. Aşka öyle benziyordun ki, bütün duygular eriyordu. Beni aşıklıkta yenebilecek hangi güç var? Söyle: ker...

Yüreğimi sana hasrettim(Şiir)

"Bu şiiri, efsane prens dizisi oyuncusu Jumoong’u arayan kadının ‘Yesoya’ anısına yazdım; eşini ararken duyduğu esef duygularını yansıtmaya çalıştım.” Dalgın dalgın dolaştım şehirlerde; yoksun diye parelendi dağlar feryat figan. Bir muamma içreyim denizlerde; aksın diye narelendi yüreğim, neredesin? Kupkuru soğukta adını ilân ettim; kerem edip yolunu gösteren olmadı. Sırrı ayan eder diye bir arslanı takip ettim; yükseklerde mi uçar haberin, neredesin? Gül kokusu sürünüyordu genç kadınlar, kapıda işten dönen kocalarını bekleyerek. Bırakın yitiği olan kadınlar ağlasınlar; hançerlere mi değdi kanın, neredesin? Felaketler vahim hâlime aşkı getirdi; saba rüzgârı hani hafifti, hüznü getirdi. Her sabah böyle mi başlayacak sancılar? Set mi çektin gözlerime, neredesin? Duydum ki neşeni başka yâre vermişsin; aşk meydanında bensiz yenilmişsin. Görkemli bir düğün hazırlatmışsın; doğuda ölüm var, güneş doğmuyor… neredesin? dildâde  Muş, 26/09/2025

Dildâde

Yetti, hun olduğum al şaraplı bardakta. Bir katredir evren, senin şehla bakışında. Yol sormak, klavuza suç mu? Bu dehşetli arazide, yapayalnız kalmak yetti. Gidersen, burkulur yüreğim. Yetti, kan oldu yüreğim, tuzağına düştüm. Gam dolu bir gönülle ancak ben Gürlerim, yıldırımlar gibi; aşka nankörlük edemem. Bir çığlıktı engin dağlarda, yüreğim hiç susmadı. Bir çığ gibi döküldüm; yüreğimi harladın. Yetti, esmer kumruların sükûtu, cilvesi. Mertebesi yücedir o lale yanakların. Yaseminlerle çektiğin sınıra, Aşırı giderek sarhoş rüzgarlar göndersem. Yetti artık, dokunsam taç yapraklarına, Buseler kondursam süeda mizacına. Kalbimin hürriyetini sattım kahr eden şafağa. Şefkat madenine doğru yol almak suç mu? Bahtiyar değilim şimdi. Süslenmiş gerdanına haleler çizmek suç mu? Yetti, gam dolu bir gönülle ancak ben Gürlerim, yıldırımlar gibi; aşka nankörlük edemem. dildâde Muş, 13/01/2026 00.40