Ana içeriğe atla

İLAHİ AŞK

2019

Ben yoruldum bu  ikilikten

Bir dağ yıkılır 
İman yıkılmaz muhkemdir.

Hangi güzel , gecenin en zifiri anında 
Talibine kâbil olabilmek için 
Ruhuna eğilir, fısıldar, ellerinden tutar seni uyandırır?
10.02.2019

Gecenin tahtına sükût oturur.
29.01.2019

Onu sevmek, sarılmaktır güneşe.
29.01.2019

Kisvesi yanmayanın hânesi aydınlanmaz.
31.10.2022

Senin nazarınla yanayım Rabbim .
04.03.2019

Hangi ayna bu kadar yanmayı ister ?
04.03.2019

Toprak ateşle yanmadan şekil alamaz.
04.03.2019

Bu öyle bir aşk ki 
Bedenim virane, gönlüm âvâre 
04.03.2019

Hakkı anmayan yabanda ve yitiktir.
04.03.2019

Gönüller mahsül vermiyor Mevlam,
Gönüller mahsül vermiyor !

Aşkına boyun eğecek bir gönül ver.
Dildâde olayım.

Kalbi yanan ağlamaz.

Yanılmadığımı biliyorum !
Gökyüzünü aşkın nuru aydınlatırmış.

Seviyorsan şayet 
Bir nur uğruna sev...

Bu aşkta vuslat yoktur.
Sabreden aşkta müdavimdir.

Gökyüzüne bakan şair,
Kalemi kırar,defteri yırtar.

Aşk,güneşe çıplak gözle bakmaktır.

Gecenin aydınlığından kork.

Canımı simurgun bir tüyü gibi hafiflet.
Kaf dağına savur beni .

Bazı şairler göğe bakarak yazar ,
Bazıları yeryüzüne 
Ey aşk..!
Beni güneşe bakarak yazanlardan kıl!
Kıl ki kalemim ,kağıdım ve gönlüm yansın.

Uçmak için kanatlara ihtiyacım yok ki 
Ben gökyüzünde doğdum.

Allahım kalıcı bir sükûnete o kadar ihtiyacım var ki ..

Toplumun düzensizliği bir kenara,
Kalbimin düzensizliği yıktı beni.

Gecenin büyüsüne kapılmadın değil mi ?
Anka yüreklim ..
Güneşi iste.
Güneşin büyüsü can yakmasıdır.

Sonra birgün aşık oluyorsun Allah’a cc.
Kekeme olan kalbin konuşuyor,
Yeni bir lisan açılıyor kalbinde.

Sema'yı seyretmek uçmanın yarısıdır.

Hasretini çektiğimiz memleket 
Kuşlarının memleketidir.

Gönlümü kervana satsın artık kardeşleri.

Kenan’dan Mısır'a getirilip götürülen gömleğin üzerindeki koku aşk değil de nedir?

2020..

Yaşamak için taşıyorsan şayet kalbini ,
fazla yükün var demektir.

2021..

Bazı sevgiler pahabiçilmez ama viranedir.

2022..

Kaygıların denizinde boğulurken ben
Oltasını atmış bir dervişin, avı olsaydım.
♡♡♡♡

2023..
Görüyormusun ibni arabiyi
Nasılda yakıp yıkıp geçiyor
Kalp demeden gönül demeden 
Vurup vurup sinesine sığınıyor

Vâhâlara tutunsaydı Mecnun 
Hiç Mecnun olur muydu ?
Gittide Leylâsının ayak izine tutundu
Gittide güneşin zülfüne, 
Çölün ağuşuna tutundu..

Ama sen' yayın göbeğinde pek sabırlı durmuyordun...

Bir tomurcuk ilk fıtratı üzere tenebbüt ede 
Cürüm ağlarını mağfiret yağmurları ile sile

Bir kere aşık oldunmu 
Tevbesi yoktur onun

Gerçekte ben Mecnunum 
Akıllı taklidi yapıyorum 

Vuslatı devamlı kılan sevgili ne güzeldir.
Alıp Aşığını karşısına temaşa edip,
Gönül oyunları oynayan sevgili nasıl güzelsin....
Seni övmek için kalemleri dürdüm,
Gönül sayfalarınıda yaktım alevli ahlarla,
Seni övmek için, seni görmek için 
Yalınayak ve dilsiz olmak gerek
Seni bulmak için 
Perdesiz olmak gerek 
Ne kadar güzelsin ..

Şayet sözünde sadıksan 
Dar ağacına tebessümünü 
Asmalısın Mira..

Semâdaki tüm güzellikler sana mâtuf 
25.12.2023

Baharistanda tomurcuklar kan ile sulanır. 

26.12.2023

2024

Saki doldur.. Neyzen üfle..Vakit şarap kızılı..
17.02.2024
01.55

Ruhu anka tüyü gibi hafifti.
Yorgun dağların altında akan bir ırmak..
Asırlık ağaçlar gibi arifti.
Ruhu anış da kelebekler gibi tavizsiz 
Fırtınalar gibi süratliydi... 

Rukiye Suna / dil dade
19 mart 24 
01.34

Bir mızrak boyu inince o
Düşlerim 
Tutuşan bozkırlar gibi 

11 nisan 24 
13.43

Kervana ak sütü bağışlayan kim?
Fettânı şuh beneklerle süsleyen kim?
Meraka hudud çizen yasalar hani?
Bal hendekleri, kanlı kılıçlar nerede?

Oysa tenhâ idi dar ağacı,
Celladı uykudan uyandıran kim ?

Şimdi ben haneme bir kaftan biçsem
 yinede sığmam biliyorum içine

Şimdi hayran hayran seyrettiğiniz şu yıldızlar Allahın Alim kullarını hayran hayran seyrediyor.

" Ey aşk soğuk ve selametli ol" 
" Ey aşk soğuk ve selametli ol "

Allah sükûnetimin dili 
Sözlerimin sükûtu 

Şimdi o güzide, ben geda  beni zengin kılması için dilenmekten başka neyim var?

Ben cahilim niyaz bilmem 
Ben lâl'im nârâ bilmem 
Bana bir kılavuz söyle
Yol yordam bilmem 

Şimdi alem turnalar ah'lara veda etti dedirtmem 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

GÜLGİLLERDEN (ŞİİR)

İndi yağmurlar kemiklerine, hüznümün. Çehresi soluk, kansere yakalanmış çiçeklerim. Ümidin ortadan ikiye yarılışı, yer ve gök gibi. Bileklerimden tut ve ellerimi okşa, sevgili. Yeter, ahzanın defterleri tarumar edişi. Kaybettiğin sevgi dolu yürekleri kabristanda. İnanmam artık, şuh atların dolu dizgin koştuğuna. Fırtınalar yön değiştirdi; yetiş, sevgili. Gidişin, sana elemli bir nedamet yaşattıysa, Duy sesimi; inleyiş içindedir çiçeklerim. Fezaya anlatsam zulümlerini Göğsümde bir bölge çürümek üzeredir; yetiş. Pek sürmez, dedi saadeti aşk ikliminin. Biliyorum, hayat sade ve tekdüze değil. Soğuk ve ıssız bir gecede Isınmak için sana geldim; inan, yalan değil. Böldü uykularımı, bulutların huzursuzluğu. Dün, bugünden o kadar uzak ki; ne dehşet! Çünkü hayalinin dumanıyla sersem gibiyim. Hayalinle yaşamak ne mümkün; suretini bahşet. İlkbahardı; buselik yanaklarınla gülüyordun. Aşka öyle benziyordun ki, bütün duygular eriyordu. Beni aşıklıkta yenebilecek hangi güç var? Söyle: ker...

Yüreğimi sana hasrettim(Şiir)

"Bu şiiri, efsane prens dizisi oyuncusu Jumoong’u arayan kadının ‘Yesoya’ anısına yazdım; eşini ararken duyduğu esef duygularını yansıtmaya çalıştım.” Dalgın dalgın dolaştım şehirlerde; yoksun diye parelendi dağlar feryat figan. Bir muamma içreyim denizlerde; aksın diye narelendi yüreğim, neredesin? Kupkuru soğukta adını ilân ettim; kerem edip yolunu gösteren olmadı. Sırrı ayan eder diye bir arslanı takip ettim; yükseklerde mi uçar haberin, neredesin? Gül kokusu sürünüyordu genç kadınlar, kapıda işten dönen kocalarını bekleyerek. Bırakın yitiği olan kadınlar ağlasınlar; hançerlere mi değdi kanın, neredesin? Felaketler vahim hâlime aşkı getirdi; saba rüzgârı hani hafifti, hüznü getirdi. Her sabah böyle mi başlayacak sancılar? Set mi çektin gözlerime, neredesin? Duydum ki neşeni başka yâre vermişsin; aşk meydanında bensiz yenilmişsin. Görkemli bir düğün hazırlatmışsın; doğuda ölüm var, güneş doğmuyor… neredesin? dildâde  Muş, 26/09/2025

Dildâde

Yetti, hun olduğum al şaraplı bardakta. Bir katredir evren, senin şehla bakışında. Yol sormak, klavuza suç mu? Bu dehşetli arazide, yapayalnız kalmak yetti. Gidersen, burkulur yüreğim. Yetti, kan oldu yüreğim, tuzağına düştüm. Gam dolu bir gönülle ancak ben Gürlerim, yıldırımlar gibi; aşka nankörlük edemem. Bir çığlıktı engin dağlarda, yüreğim hiç susmadı. Bir çığ gibi döküldüm; yüreğimi harladın. Yetti, esmer kumruların sükûtu, cilvesi. Mertebesi yücedir o lale yanakların. Yaseminlerle çektiğin sınıra, Aşırı giderek sarhoş rüzgarlar göndersem. Yetti artık, dokunsam taç yapraklarına, Buseler kondursam süeda mizacına. Kalbimin hürriyetini sattım kahr eden şafağa. Şefkat madenine doğru yol almak suç mu? Bahtiyar değilim şimdi. Süslenmiş gerdanına haleler çizmek suç mu? Yetti, gam dolu bir gönülle ancak ben Gürlerim, yıldırımlar gibi; aşka nankörlük edemem. dildâde Muş, 13/01/2026 00.40