Ana içeriğe atla

KARIŞIK SÖZLER


2019

Hayret şey doğrusu!
Dünyanın dili yok ama en iyi muhabbeti onunla yapıyoruz.

Kaç fidan diktiğin önemli değil !
Önemli olan ne kadar suladığındır.

Haydi kahve yapalım !
Köpüğü çok olan kazanır .
Bakalımda yüreğinin yangını kimin daha fazla ?
Köpük hilesi yapan
Yüreğinden dar ağacına asılacaktır.

Kelam kaleme düşerse
Defter imtihandadır.
Kalem gider defter kalır.

Hayat bana fazla alışmış
Vazgeçemiyormuş.

Uyurken rüya,
Uyanıkken hayal görüyorum.
Gerçekler ise Arafta

Ben artık Saklambaç oynamayacağım Minnoş. Sen çok iyi koku alıyorsun bu haksızlık!
Bundan sonra pencere kenarına geçip,
Kar Tanelerini sayacağım.
Melekleri sayacağım çocuk gözlerimle..

Bilmiyorum bahar kaç ay sonra gelir? Sanırım tüm sobalar kalkınca.

Bütün hesaplar bittiğinde hesaplayamadığın tek şey yağmur damlaları olacaktır.

Bugün Düne küs,
dünün bundan haberi yok.
Bugün yarına pusu kuruyor.
yarının bundan haberi yok.

Birazcık kendime
kendimden bıraktım.

2020..

Bahçıvan her zaman yağmuru bekler. Çünkü o çiçek bakıcısıdır ve bilir ki toprak varsa yağmur gelecektir çiçek varsa arı gelecektir.

2021..
Şiir kulun nazlı niyazı, ruhuna kuşandığı kisvesidir.

2022..
Bu gece bir güruh yıldız benim hakkımda fısıldaşıyorlardı.
Yazık diyorlardı ; kehkeşana giriftar olmuş.
Bir geda gibi eteğinden ayrılmıyor halbuki o zenginlik ve daha göz alıcı yıldızlar varken kehkeşan dönüp ona bakar mı ki?
♡♡♡♡

2024

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

GÜLGİLLERDEN (ŞİİR)

İndi yağmurlar kemiklerine, hüznümün. Çehresi soluk, kansere yakalanmış çiçeklerim. Ümidin ortadan ikiye yarılışı, yer ve gök gibi. Bileklerimden tut ve ellerimi okşa, sevgili. Yeter, ahzanın defterleri tarumar edişi. Kaybettiğin sevgi dolu yürekleri kabristanda. İnanmam artık, şuh atların dolu dizgin koştuğuna. Fırtınalar yön değiştirdi; yetiş, sevgili. Gidişin, sana elemli bir nedamet yaşattıysa, Duy sesimi; inleyiş içindedir çiçeklerim. Fezaya anlatsam zulümlerini Göğsümde bir bölge çürümek üzeredir; yetiş. Pek sürmez, dedi saadeti aşk ikliminin. Biliyorum, hayat sade ve tekdüze değil. Soğuk ve ıssız bir gecede Isınmak için sana geldim; inan, yalan değil. Böldü uykularımı, bulutların huzursuzluğu. Dün, bugünden o kadar uzak ki; ne dehşet! Çünkü hayalinin dumanıyla sersem gibiyim. Hayalinle yaşamak ne mümkün; suretini bahşet. İlkbahardı; buselik yanaklarınla gülüyordun. Aşka öyle benziyordun ki, bütün duygular eriyordu. Beni aşıklıkta yenebilecek hangi güç var? Söyle: ker...

Yüreğimi sana hasrettim(Şiir)

"Bu şiiri, efsane prens dizisi oyuncusu Jumoong’u arayan kadının ‘Yesoya’ anısına yazdım; eşini ararken duyduğu esef duygularını yansıtmaya çalıştım.” Dalgın dalgın dolaştım şehirlerde; yoksun diye parelendi dağlar feryat figan. Bir muamma içreyim denizlerde; aksın diye narelendi yüreğim, neredesin? Kupkuru soğukta adını ilân ettim; kerem edip yolunu gösteren olmadı. Sırrı ayan eder diye bir arslanı takip ettim; yükseklerde mi uçar haberin, neredesin? Gül kokusu sürünüyordu genç kadınlar, kapıda işten dönen kocalarını bekleyerek. Bırakın yitiği olan kadınlar ağlasınlar; hançerlere mi değdi kanın, neredesin? Felaketler vahim hâlime aşkı getirdi; saba rüzgârı hani hafifti, hüznü getirdi. Her sabah böyle mi başlayacak sancılar? Set mi çektin gözlerime, neredesin? Duydum ki neşeni başka yâre vermişsin; aşk meydanında bensiz yenilmişsin. Görkemli bir düğün hazırlatmışsın; doğuda ölüm var, güneş doğmuyor… neredesin? dildâde  Muş, 26/09/2025

Dildâde

Yetti, hun olduğum al şaraplı bardakta. Bir katredir evren, senin şehla bakışında. Yol sormak, klavuza suç mu? Bu dehşetli arazide, yapayalnız kalmak yetti. Gidersen, burkulur yüreğim. Yetti, kan oldu yüreğim, tuzağına düştüm. Gam dolu bir gönülle ancak ben Gürlerim, yıldırımlar gibi; aşka nankörlük edemem. Bir çığlıktı engin dağlarda, yüreğim hiç susmadı. Bir çığ gibi döküldüm; yüreğimi harladın. Yetti, esmer kumruların sükûtu, cilvesi. Mertebesi yücedir o lale yanakların. Yaseminlerle çektiğin sınıra, Aşırı giderek sarhoş rüzgarlar göndersem. Yetti artık, dokunsam taç yapraklarına, Buseler kondursam süeda mizacına. Kalbimin hürriyetini sattım kahr eden şafağa. Şefkat madenine doğru yol almak suç mu? Bahtiyar değilim şimdi. Süslenmiş gerdanına haleler çizmek suç mu? Yetti, gam dolu bir gönülle ancak ben Gürlerim, yıldırımlar gibi; aşka nankörlük edemem. dildâde Muş, 13/01/2026 00.40