Ve cılız çiçekler koklar
et ve kemik ve ruh yığınını.
Eşikler göçük,
çekmeceler karışık;
bütün dilekler artık,
gece uyanık...
Sürüler, sürüler;
at sürüleri
kemiriyor dizlerimi...
Ahengi bir şarkının
ateşin yalazında sızıldıyor.
Üfürerek bir rüzgâr son hamlesini
dağlara bağışlıyor
al çehresini...
Kestane saçlarımı okşuyorum,
ruhum yağız atlara binsin diye.
Külfeti yalnızlığın
acımtrak.
Ve dehşeti muhabbetin,
süs biberi —
birikiyor,
birikiyor...
Gıpgri bir hengâme.
Gel ey cellât,
vur o elleri...
Beden yük taşıyor,
gönül daha fazlası.
Bir atın kirpikleri
yelesini yaralıyor.
Bir meyve
ağacın dalını incitiyor.
Işıklar geceyi,
gece güneşi;
bir sokak kuytuyu,
bir kuytu
vehimde olanı.
Bir geçmiş, anı.
Bir red, dileği.
Bir gözyaşı, tebessümü.
Bir sevinç, hicranı.
Bir suç, sevabı
incitiyor...
Mevsimler beni,
ben seni incitiyorum.
dildâde
Muş, 17 Eylül 2024
00.00
Mevsimler beni/ben seni incitiyorum
YanıtlaSil:) 🌸
YanıtlaSil